boğazda erguvanlar
Kız Sen İtanbul'un Neresindensin Beyaz kulakların altın küpeli Olmasın güzelim gönlün şüpheli Kuştepe,Gültepe,Çeliktepeli Kız sen İstanbul’un neresindensin Böyle tek dururda gezmezsen eşli Avına çıkarlar takıp da beşli Çağlayan,Bomanti,osmanbey,Şişli Kız sen İstanbul’un neresindensin Aşık ilham alır suna boyundan Mahzun duruşundan güzel huyundan Yakacık semtinden ya gülsuyundan Kız sen istanbul’un neresindensin O pamuk ellerin bir asma dalı Başka biçimlisin başka modalı Kınalı,heybeli,Büyükadalı Kız sen İstanbul’un neresindensin Güzeller hep böyle sitemkarlı mı Büyük Çamlıca’nın başı karlı mı Erenköy,Kadıköy,Üsküdarlı mı Kız sen İstanbul’un neresindensin
bahçemiz ve çiçek tarhı
Güzellik bin bela getirir başa Nazar değmesin de gönlünce yaşa Selimiye semti ya Haydarpaşa Kız sen İstanbul’un neresindensin Sana bakan aşık geçer her demden Güzel sevmek bize miras Adem’den Fikirtepe’den ya Acıbadem’den Kız sen İstanbul’un neresindensin Seni gören geçer olan şeyinden Göster endamını Beylerbeyi’nden Kuzguncuk Kandilli Çengelköy’ünden Kız sen İstanbul’un neresindensin Yüzünü görenler çıkıyor karlı Duruşun bakışın edepli arlı Kanlıca Küçüksu yoksa Hisar’lı Kız sen İstanbul’un neresindensin Yüzün bir gonca gül boyun fidan mı Güzellik kaynağın bir asil kan mı Vaniköy’den misin Çubuklu’dan mı Kız sen İstanbulu’un neresindensin
balkonumda sardunyalar
Hani bazen insanlara; ıssız bir adaya giderken yanına alacağın en önemli iki şey nedir diye soru yöneltirler ya, eğer bana sormuş olsalardı bu soruyu, kesinlikle İstanbul ve sen derdim. Zira İstanbul ve sen diğer yarım benim. Ben, İstanbul ve senle tamlanıyorum kadınım. Sen dudaklarında dört mevsimi dillendirirken, ben senenin üç yüz atmış beş gününü öpüyorum, dudaklarından mevsimleri silebilmek için. Özlemenin zamanı yok çünki, kantarı da yok özlemenin. Özlemin dayanılmaz olduğunda, modadan geçen gemileri sayıyorum bir bir. Çamlıca rüzgarı ile uçuşan şaçlarını tarıyorum, sarayburnundan. Gözlerini seyrediyorum Emirgan’ın lale baçelerinde.Eyüp sırtlarındaki Hayal Kahvesi’nde avuçlarıma topladığım düşlerimi, Tellibaba’da gelin telleriyle süsleyip, Sevda Tepesi’nin eteklerine serpiyorum, sevda yolcularına umut olsun,baharı gönüllere müjdelesin diye… Gönüllerin kış uykusundan uyanışıdır bahar.Aşkın sevdalı yüreklere gelip,dayanışıdır bahar.Şu koskoca evrenin yeşile boyanışıdır bahar.Sıcak mevsimlerin gelmesine yatırdığım düşlerim uyandı baharın gelmesiyle. Yüzlerce mevsimsel fideler diktim bahçemdeki çiçek tarhlarına, renkleri ve desenleri sen. Ortalarına da yediveren gülleri, adı ve kokusu sen. Balkonumdaki sardunyaların dallarını kırıp yeniden ektim saksılara. Ama onlar yalancı baharlara kanıp hemen çiçek açtılar, seni çiçeklerle karşılamak için, bilmem ki ne zaman geleceksin? Boğaz vapurunun güvertesinde İstanbul’un mor-pembe erguvanlarını seyre dalmışım, seni ararken. Hüzün vakitlerinin sıcak dokunuşlarını koydum ortalarına, ateş böceklerinin şarkıları eşliğinde. Ellerini uzatıyorsun bu doyumsuz manzaranın ortasından, yüreğime doğru, ellerin üşüyordu. Belli ki yağmur ormanlarının kutuplara bakan yüzünden havalanıp gelmiştin, bu yedi tepeli şehrin mayıs akşamlarına. Artık ‘’kız sen İstanbul’un neresindensin’’ diye sormayacağım. Mademki güneşin doğuşundaymış doğanın sevdaya verdiği değer… Hadi uzat gülüşlerini tan alacalarına kadar… güneşi doğduralım… Uzaklarda aradım seni hep, bu kadar yakınımdaymışsın meğer. evimizin sol tarafı -BİTTİ-
|
2008-05-29 23:08:04 - hayırlı cumalar güzel dostum
Canlı olarak yaratıldığım için şükrediyorum, taş veya toprak olarak yaratılabilirdim..!
İnsan olarak yaratıldığım için şükrediyorum, ağaç, bitki veya hayvan olarak yaratılabilirdim..!
Akıllı olarak yaratıldığım için şükrediyorum, deli veya ebleh olarak yaratılabilirdim..!
Sağlam olarak yaratıldığım için şükrediyorum, sakat olarak yaratılabilirdim..!
Mümin olarak yaratıldığım için şükrediyorum, müşrik, ateist veya putperest olarak yaratılabilirdim..!
Müslüman olarak yaratıldığım için şükrediyorum, başka dinlere mensup olarak yaratılabilirdim..!
Peygamber Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.)in ümmetine mensup olarak yaratıldığım için şükrediyorum, diğer peygamberlerin ümmetinden olabilirdim..!
Allah (C.C.) ve Resulü Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.)i tanıdığım ve bildiğim için şükrediyorum, Allah ve Resulünü tanımayan ve bilmeyen ahmaklardan olabilirdim..!
Allah (C.C) ve Resulü Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V)e itaat ve ibadet ettiğim için şükrediyorum, Müslümanım deyip, İslamiyeti bilmeyen, ibadet etmeyen, hatta İslamiyeti yaşayanları hor gören bedbahtlardan olabilirdim..!
Bütün bu nimetleri bana bahşeden Rabbime şükretmeyi bildiğim için şükrediyorum, bütün bu nimetler karşısında şükretmeyi dahi bilmeyen zavallılardan olabilirdim..!şimdide zor günümde yanımda olan sizin gibi dostlarım olduğu için şükrediyorum..hiç dostu olmayan ZAVALLILARDAN olabilirdim..
SANA BİNLERCE ŞÜKÜR VE HAMDÜ SENALAR OLSUN YARAB..!HAYIRLI CUMALAR