
25.3.2006 çektiğim fotoğraf
Çanakkale Şehitler Anıtı
ÇANAKKALE - 1915
18 Mart 1915, bu gün Çanakkale destanımızın yıldönümü sevgili dostlarım. İnternet ortamında her türlü bilgiye ulaşılabilineceği düşüncesiyle Çanakkale savaşlarına ait genel bir çerçeve çizeceğim bu yazımda. Tarih sayfalarını şöyle geriye doğru çevirdiğimizde, dünya milletlerinin birbirini boğazlamalarının arasından çok fazla bir zaman geçmemiştir. 28 Nisan 1914 de Avusturya - Macaristan veliahdının öldürülmesiyle başlayan birinci dünya savaşı ve 1944 yıllarında başlayan ikinci dünya savaşı. Aradan geçen süre 65 yıl, yani ortalama bir insan ömrü kadardır.Bu iki önemli savaş arasında hepsinden de önemli bizim Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’mız vardır. Aslında şimdi de bazı coğrafyalarda savaşlar halen devam etmektedir. Ama işin rengi bu asırda biraz değişti tabii. Bunları uzun uzun anlatmaya gerekte yoktur zaten. Bu noktada ülkemizin içinde bulunduğu koşulları düşünecek olursak, artık emperyalist ülkeler işgal edecekleri ülkeleri silah zoruyla yenemeyeceklarini anlayınca ekonomik olarak da işgal edip kendilerine bağımlı hale getiriyorlar söz konusu olan ülkeleri. İşte bizi üzen ülkemizin bağımlı hale gelmesidir.
Bu iki savaşın arasında Çanakkale savaşı Türkiye cumhuriyetinin temel taşıdır. 1789 Fransız devriminden etkilenip bağımsızlıklarını isteyen milletlere, Çanakkale savaşları sonuçları itibariyle ikinci defa ışık tutmuştur. Dünya üzerinde hiçbir ülkenin tarihinde böylesi bir savaş tarih sayfalarında yer almamıştır. Bu savaşın esas önemini anlatan cümleyi o zamanlar dünyanın jandarması olan İngiltere’nin başbakanı ve deniz bakanı Sır Winston Churchill söylemiştir’’ Çanakkale ve İstanbul boğazlarına sahip olan devlet gelecekte dünyanın sahibi olacaktır.’’ Bu yüzden dünya devletlerince Çanakkale ve İstanbul boğazlarının jeopolitik açıdan stratejik önemi büyüktür ve hala bu önemini korumaktadır. Bir üçüncü stratejik boğaz da Orta doğuya, Hint Okyonusu’na açılan Süveyş Kanalı’nı da kapsayan Cebelitarık boğazıdır.Bu üç boğaz açık denizlere inmek,sıcak iklimlere kavuşmak politikası güden güçlerle,Ortadoğu,Akdeniz ve Hint Okyanusunda egemenlik kurmak isteyen emperyalist politikalar doğrultusunda önemini korumaya devam etmektedir.
Çanakkale Şavaşları daha önce Balkan savaşlarında dibe vurmuş büyük bir imparatorluğun, onuru dibe vurmuş bir Türkiye’nin yeniden hayat bulmasının, tarih sahnesindeki yerini almasının destanıdır. Çanakkale Mustafa Kemal’in Atatürk olduğu yerdir. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan Kurtuluş Savaşı Çanakkale’de sergilenen ruhun başarısıdır, orada yakılan ateşin yükselerek yanmaya devam etmesidir. Türk Milleti’nin özgürlük ve bağımsızlığa verdiği değerin öz anlatımıdır. Çanakkale Savaşları’nda yüz binlerce öğretmen, mülkiyeli, tıpbiyeli hatta lise çağındaki öğrencilerimiz, yarınlara ışık tutacak gençlerimiz cephede, vatan savunmasında hayatlarını kaybetmiştir.Bu rakam kitap ortalamalarını aldığımızda 252.300 dür. Bunun 1,5 katıda itilaf devletleri kayıp vermiştir. Ölü,yaralı, hastalar hesaplandığında iki taraftan toplam olarak bir milyondan fazla insan bu savaştan şu veya bu şekilde etkilenmiştir. Bu boşluk Türk Milletinin sinesinde her zaman hissedilmiş, sosyal yaşama adaptasyon hep gecikmiş, bu gün dahi çağdaş medeniyet yolunda tökezlememizin, ortaçağ yaşamına geri dönme çabalarının savaş kayıplarının niteliğine bağlayanların sayıları az değildir.
Benim sık sık gençlerimizin yakın tarihimizi okumaları gerektiğini söylemem bundandır. Her Türk çocuğu yakın tarihimizi okuyarak, Çanakkale savaşlarını okuyarak, Atalarının düşmana karşı bu güzel vatanı nasıl koruduğunu, bağımsızlığı ve hürriyeti için ölümü hiçe saydığını öğrenmelidir ki; şimdi bağımsız ve hür yaşadığı ülkesi Türkiye’nin değerini daha iyi anlıyabilsin. Yoksa kulaktan dolma bilgilerle, halkı fakirleştirip nohut, kömür, makarna dağıtıp insan onurunu satın alanlara inanır bir zaman sonra kendinizi ortaçağ karanlığında bulursunuz.
Çünkü okuduğunuz zaman nasıl bir ecdaddan geldiğinizi öğreneceksiniz, Çanakkale Savaşlarını bazı çevrelerce çarpıtılıp, bahsedildiği gibi yeşil sarıklı evliyaların kazanmadığını göreceksiniz. Eğer bilgilerinizi çoğaltmazsanız bir gün sizlere Çanakkale Savaşlarını Mustafa kemal ve arkadaşlarının, Mehmetçiğin değil,erenlerin,evliyaların kazandığı yalanını uyduracaklar,şanlı tarihimizi kirletecekler,bunu hiç unutmayın. Bu gün başları sıkıştığı için, başkentte, ülkenin diğer şehirlerinde titrek sesleriyle duygu sömürüsü yapıp, Kuran surelerinden cümleler okuyanlar, bilesiniz ki sizleri kandırmak için, eğitimsiz halkı kandırmak için her takiyyeyi yapacaklardır. Bu yüzden gençlerimiz okuyup gerçekleri öğrenmelidirler.10 Agustos’taki çarpışmalarda Mustafa Kemal’i göğsüne isabet eden bir şarapnel parçasından Tanrının yardımıyla göğsündeki saatin kurtardığını, Alman Komutan Liman Sanders’e hediye edilen bu saatin şimdi Almanya’da müzede sergilendiğini öğrenmeniz dahi çok büyük önem arzeder bence. Zira bir nesil gidince inanıyorum ki gelecek nesillere Mustafa Kemal Çanakkale savaşlarında yoktu diyecekler. Zaten ne söylemlerinde ve ne de yazdıklarında Mustafa Kemal’in adı özellikle hiç geçmez
Çocuklarınıza vereceğiniz en büyük ödül,bir rehber eşliğinde çanakkale şehitliğine yapacağınız ziyarettir,bunu hiç ihmal etmeyin.......!
Ve ‘’Şu Çılgın Türkler’’ kitabının yazarı sayın Turgut Özakman son kitabı ‘’Diriliş- Çanakkale 1915’’ in sonunda söyle diyor;
‘’Uyuma ey Türk! Dirliğin, birliğin, dilin, benliğin, tarihin, yurdun, adın bir kez daha giderse, bir daha hiçbiri geri dönmez.’’
ÇANAKKALEYİ GEÇİLMEZ YAPANLAR RUHLARINIZ ŞAD OLSUN
|
2008-04-02 06:18:52 - :(
sizi kirdimmi uzdummu:(
neden gelmiyorsunuz anlamis degilim.
mutlaka isleriniz vardir diye dusunmustum nete girdiginizi gorunce diger arkadaslara ziyarete giden beni kesin unutmaz diye dusunmustum.
ugramak merhaba demek istemediginizi anladim.
saygilar.